PSİKOLOJİK ALT YAPI…

12 09 2008

Ergenekon davası Türkiye’de bir çok dengeleri değiştirdi ve değiştirecek. Bir çok ünlü gazeteci, siyasetçi,asker tutuklandı ve yargılanıyor. Böylesi geniş bir operasyonun Ümraniye’de bir evden çıkan bombalardan yola çıkılarak , bir yıllık bir geçmişe sahip olması düşünülemez elbette. Bir çok psikolojik , siyasi vb.. yönlerden ortamın hazırlanması gerektiği de bir gerçeklik. Bu gün “Kurtlar vadisi pusu” dizisinin 9 ekimde başlayacağı haberini okuduktan sonra Milliyet’in ergenekon iddianamesi için oluşturduğu arama motoruna “Kurtlar Vadisi” yazdım karşıma çıkan sonuçlar aklıma takılan o soruyu cevaplar nitelikteydi. Aklıma takılan soru; Acaba “Kurtlar Vadisi” Ergenekon operasyonunun Psikolojik alt yapısını oluşturmak için mi yayınlandı? Arama moturunda karşıma çıkan sonuçlar ise aşağıda, cevabı bulmak size kalmış…

Niye “Kurtlar vadisi”?

Şüpheli Sevgi ERENEROL dan elde edilen 20 nolu cd içinde bulunan DERİN ERGENEKON… isimli yazısından;

Ergenekon’un bulunduğu yer tamamen Kurtlar Vadisidir. Kurtlar Vadisine girmek bilgi ister, sabır ister, güven ister…

Hüseyin Karakteri

26 Eylül 2007 tarihli telefon görüşmesinde ise Güler Kömürcü’nün Öztürk’ü Kurtlar Vadisi’ndeki Hüseyin tiplemesine benzettiği yer alıyor.

Kömürcü telefonda, “Çok başarılı çok beğendim Kurtlar Vadisini. İşte orda söylüyor zaten bi Hüseyin diye bir karakter var. Hüseyin denilen karakter kuvvetle muhtemel MİT’in içerisindeki bir grubun sızdırdığı karakter” diyerek diziden bahsediyor.

Ön kabul yaratıyor..

Terör örgütü Ergenekon ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle kapatılan araştırma şirketi Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi’nin (SESAR) Haziran 2004 tarihli Güler kömürcünün bilgisayarın’dan çıkan rapor’da;

“Bugün birçok noktada ‘Kurtlar Vadisi Etkisi’ dediğimiz bir dönüşüm yaşanmakta. Toplumsal bir histeri haline dönüşen dizi, hedeflediği ve hedeflemediği birçok amacı; arka plandaki derin senaryo desteği ile gerçekleştirme konusunda hayli başarılı. Dizi ile toplumun bilinçaltına verilen mesajlar, bir yandan toplumun bir yandan da devletin atomize olmasına ve bunun yadırganacak değil, mevcut konjonktürün doğal bir uzantısı olduğu yolunda ön kabul yaratılmasına yardımcı oluyor.”

Oktay Kaynarca ile görüşme

Ergenekon iddianamesi eklerinde, Sedat Peker’in, ’Kurtlar Vadisi’ dizisinde ’Çakır’ rolünü oynayan aktör Oktay Kaynarca’yla ilgili bir konuşması da yer alıyor.

Oktay Kaynarcı’nın adı, Sedat Peker ile tutuksuz sanıklardan Gazeteci Güler Kömürcü’nün, 15 Eylül 2004 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde geçiyor.

“(…) Benden dolayı Türkçülük hareketi zarar görmesin diye hep geri planda kalmaya çalıştım ama bunların yaptıklarıyla var ya… İbrahim Şahin’in hesabına kadın satılan bir otelden direkman para yatırıldı. Bunu da bana Oktay Kaynarca söyledi. Ya dedi ’Kafayı yiyecem, böyle böyle bişeyler diyolar reis.’ Dedimki ’Kardesim yalan söylüyorlar bunlara sen inanma filan’ Şimdi korkum ney biliyor musun, Korkut (Eken) abiyi de böyle yapacaklar. ..”

Bunlar ergenekon iddianamesinde karşıma çıkan sonuçlar dizide ki karakterlerin gerçek kişilerle uyuşması hatta birebir örtüşmesi diğer dikkat çekici bir husus. Bir “Kurtlar Vadisi “ izleyicisi olarak nedense Ergenekon haberlerinde gördüğüm sahneleri önce görmüş hissine kapılıyorum hiç de yabancı değiller..(!)..

Selametle habercigenç..





HANGİ DÜĞME?

25 07 2008

Acaba Baykal’ın kastettiği düğme Ergenekon operasyonu mu?

Baykal Fikret Bila’ya verdiği demeçte “Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ısrar, yeni anayasa taslağı ile ortaya çıkan niyetler, türban için anayasayı değiştirme girişimi… Bunların hepsi Başbakan’ın yanlış düğmeye basması sonucu gündeme geldi ve Türkiye bu gerginliğe sürüklendi.�? diyor. Kısacası Erdoğan birilerinin dönen çarkına çomak sokmuş. Türkiyede siyasi parti lideri olan biri nasıl oluyor da halkın güçlü desteği ile gelen bir partinin anayasının kendine verdiği hakları kullanarak kendi adayını Cumhurbaşkanı seçmesini Türkiyedeki gerginliğin sebebi olarak gösterebiliyor? Anlamak mümkün değil.�?Yavuz hırsız ev sahibini bastırır�?.Burada Baykalın yaptığı da tamamen yavuz hırsızlık. Gerginlik yaratan hukukun ve milletin verdiği yetkiyi kullananlar değil, bu yetkiyi ellerinden kaçırıp hırsından tepinenler. Yani Baykal ve avukatlığını yaptığı zevat.

Baykal birilerinin mesajını mı iletiyor?

Baykal’ın açıklamaları şöyle devam ediyor; “Eğer bu özeleştiriyi yapar, hatalarını kabul eder ve yanlış düğmeye basmaktan vazgeçerse, siyaset kurumu Türkiye’yi bu gerginlikten kurtarmanın yolunu yine bulur.Ben bu öneriyi AKP’nin kapatılmasına ilişkin iddianame ortaya çıktığı zaman da söylemiştim. Eğer Başbakan o önerimi dinlese, yanlışta ısrar etmek yerine yanlışlarından dönebilseydi belki Türkiye bugünkü duruma gelmezdi. O zaman dahi bir çıkış yolu bulunabilirdi. Ama Başbakan Erdoğan önerimi hiç dikkate almadı, yanlış yolda ısrarcı olmaya devam etti.�?
Baykal’ın burada yanlışta ısrar dediği acaba ne?Ergenekon örgütünün üzerine gidilmesi mi? Ergenekon avukatlığını kabul eden Baykal aynı zamanda onların sözcülüğünü yapıyor “ yanlış düğmeye basmaktan vazgeçerse, siyaset kurumu Türkiye’yi bu gerginlikten kurtarmanın yolunu yine bulur�? diyor Yani Ergenekon Davasının üzerini kapat partin kapatılmasın mesajını veriyor.Bu yazıyı yazdığım şu dakikalarda ajanslara Ergenekon idianamesinin kabul edildiği haberi düştü. Baykalın mesajının faydası olmadı galiba…Türkiye gerçekten zor bir süreçten geçiyor ama yaşanması gerekli, maalesef çok geç bırakılan bir süreç…Selametle habercigenç





Ergenekon’a fasa fiso diyenler Hilmi Özkök’e kulak versin

10 07 2008

Hilmi özkök’ün ergenekon soruşturmasıyla ilgili açıklamasını yorumlayan Ergun Babahan  dan Ergenekon avukatlarına cevap niteliğinde ki buyazıyı okumanızı tavsiye ederim.





ERGENEKON

9 07 2008

ERGENEKON

Danıştay saldırısı,Hrant Dink Cinayeti,Cumhuriyet gazetesinin bombalanması,Cumhuriyet mitingleri,Başörtüsü Davası,27 Nisan muhtırası,Ak Parti kapatma davası son olarak Ergenekon…

Zor günler geçiriyor memleket vesselam..

Zor günler geçirdiği hususunda herkes mutabık ama hala daha değişen dünya düzenine ayak uyduramamış ,Türkiye’nin iç dengelerini 1960 model zihniyetle yorumlayan köşe(baş)larıyla (Yani sözüm ona tecrübeli köşe yazarlarıyla) mutabık olmadığım bir (çok) konu var;..

Erken Seçim Çığırtkanları

  • Türkiye ergenekonla birlikte çıkılması zor bir yola gir(miş) önünü görebilmesi için acilen erken seçime gitmeli(ymiş)..”

İşte Türkiye’de en çok uygulanan problem çözme metodu -pardon problemi erteleme metodu- “erken seçim”.Sonuç; 1923’de kurulan 1.İsmet Paşa hükümetinden buyana 85 yılda 60 hükümet.Ve yıl 2008 hala daha sorunlarımız veya sorun yapılanlarımız aynı irtica,asker-hükmet gerginliği (darbeler,muhtıralar..),baş örtüsü bütün bunların sonucunda istikrarsızlık ve ekonomik krizler içe kapanmalar…Artık seçim falan değil köklü çözüm bulmanın zamanı.Ağrı kesici ilaçlarla gitmiyor artık cerrahi müdahalenin zamanı.. Ergenokon davası Türkiye’nin Demokratik olgunluk sürecinde,asker-hükümet ilişkilerinin modern dünyaya ayak uydurma sürecinde bir kilometre taşıdır.Medyanın da Ergenekon davasını Akp ile özdeşleştirerek Akp’nin misilleme davası olarak yansıtma gayretinden vazgeçmeli. Akp kapatma davası sürecinde yargıya saygı nutukları atanların , Ergenokon zanlılarının da Türk yargısı tarafından yargılandığını unutmaması gerekir.Ayrıca demokrasiye en çok ihtiyaç duyanın yine medyanın kendisinin olduğunu küçük hesaplarla bir yere varılamayacağını,Artık Türkiye’de 28 Şubat sürecinden bu yana çok şey değiştiğini,globalleşen dünyada dünyaya entegre olmanın para kazandırdığını, 28 şubattaki gibi Aydın Doğan’a bu süreçten ekmek çıkmayacağını Aydın Doğan ve ekibinin iyi anlaması gerekir.

Darbe geliyor(muş)!

  • Bir de ergenokon davasının askeri rahatsız ettiği bir darbe havasının olduğunu savunanlar var.

Siz iki üst düzey genarali içeri alacaksınız bundan genelkurmayın önceden haber ve izni olmayacak.Böyle bir şey olamayacağını herkes biliyor o zaman geriye bir şık kalıyor o da ergenekon son dalgası askerle hükümetin mutabakatıyla yapıldı.Yani köşe(baş)ların dediği gibi hükümetle asker arasında derin bir kriz yok.Zaten Özden Örnek’in günlüklerinden de anlaşıldığı gibi Hilmi Özkök’le başlayan bir değişim rüzgarı var hükümetle asker arasında.Peki 27 nisan muhtırası neydi diyeceksiniz Zihniyet değişikleri bir gecede bir günde olmuyor tabandan gelen baskının azaltılarak kamu oyuyla paylaşılması olarak görmekte fayda var bunu..Ama şundan emin olabilirsiniz Türkiyede artık eskisi gibi kolay kolay darbe gündeme gelmeyecek..

Vicdanlı Vicdansızlar

  • Bir de neymiş efendim Balbay’ın yeni doğmuş çocuğu varmış, nasıl polis sabahın köründe (nurunda) balbay’ın kapısına dayanırmış,nasıl olurda yaşlı başlı genaraller baskınla içeri alınırmış,efendim biri kanser hastası olmuş içerde sorumluları hesap vermeliymiş…Bunun gibi medyanın acıtasyonları var..

Polisi bende bu konuda haksız buluyorum.Zanlıları göz altına almadan önce davetiye göndermesi gerekirdi .Bunların hepsi maalesef traji komik olaylar.Bu boşanma davası değil terör örgütü davası tabiki bu şartlar göz ününde bulundurularak hukuk prosedürü işleyecek bazıları alenen bunlar sıradan insanlar değil elit insanlar bunlara ayrıcalık tanınsın diyorlar.Ve bunlar sosyal demokrat olduklarını söylüyorlar…

Son olarak şunları söyliyeyim bunların hiç biri beni ümitsizliğe sevk etmiyor bilakis ülkenin geleceği hakkında iyimserliğim gittikçe artıyor.Ergenekon bu ülkede çok şey değiştirecek bundan emin olun..

Haberci genç