FETHİYE İZLENİMLERİM

10 08 2008

Aşti’den 22.00 arabasına binerek fethiye’ye doğru yola koyulduk.Kadim dostumla derin bir sohbetten sonra uykuya dalmışım.Uyandığımda gökyüzü kıpkırmızı, güneş yeni doğuyordu. Sarı,kurumuş zemin üzerine serpiliş yeşil ,bodur ağaçlar arasında kıvrılan ,dar bir yoldan fethiye’ye ulaştık.Şehir ilk görünümünde klasik,küçük sahil kentlerinin mimari çarpıklığıyla göze batsa da bu mimari çarpıklık, tabiatın olağan üstü güzelliği arasında kayboluveriyor birden.Otogarda indik –küçük ,güzel bir otogarı var- servise binerek kalacağımız yere gittik.Daha sonra tabi ki hemen sahile..Burada kahvaltı yapmak için alkolsüz bir yer aradık.Uzun bir aramadan sonra sahildeki (büyük ihtimalle) tek alkolsüz yeri bulduk.Tuğra restoran ; Sahibi Rizeliymiş iyi insanlardı.(Aynı zamanda fiyatları çok uygun) Burada biraz muhabbet edip Fethiye ile alakalı ön bilgi aldıktan sonra ayrıldık.Sahildeki tekne ve yatların olduğu bölüme doğru gittik.Burada herkes teknesinin önüne stand kurmuş turlara turistleri katabilmek için dil döküyorlar. Size tavsiyem bir gün önceden katılacağınız turun rezervasyonunu yaptırın. Yoksa yer bulmanız çok zor. Sakin , kafanızı dinleyip yüzebileceğiniz bir yer istiyorsanız kesinlikle size koylar turunu tavsiye ediyorum. Yok benimki biraz hareketli, gürültülü , patırtılı olsun diyorsanız animasyonlu falan adalar turu tam sizlik..(çok kalabalık oluyor hiç benim tarzım değil) Neyse uzun bir araştırmadan sonra şansımıza Cevdet kaptanın küçük teknesinde aile arasında yapılan koylar turuna katıldık. Gerçekten muhteşemdi. Fethiye’nin o eşsiz koylarında yüzmek insana ayrı bir zevk veriyor. Cevdet kaptan Fethiye sahiline demirlediğinde saat 18.00’i gösteriyordu.Kaldığımız yere gidip duşumuzu falan aldıktan sonra Fethiye çarşısında ve sahilinde akşam gezintisi yapıp yattık.Ertesi gün tabi ki Fethiye denilince akla gelen ölü denize gittik. Gerçekten yüzmek için çok ideal bir yer tam bir doğa harikası ama çok aşırı kalabalık.(Ayrıca iki şezlong bir şemsiye 15 lira).Ölü deniz de çok uzun süre kalmadık.Oradan tekrar Fethiye’ye geçtik.Oradan da tekneyle şövalye adasına geçtik. Sakinlik arayanlar için güzel bir yer küçük bir plajı var (Tabi koylar veya ölü deniz gibi olmaz ama..) 17.30 teknesiyle Fethiye’ye geri döndük.Öbür gün yine sakinliği tercih edenler için ideal olan samanlık koylarına gittik.(Hafta içi çok sakin oluyor ayrıca iki şezlong bir şemsiye 5 ytl:).Orada biraz yüzdükten sonra ikindiye doğru Fethiye’ye 40 km mesafedeki Saklıkent’e gittik. Gerçekten görülesi bir yer 100 metre yüksekliğinde 18 km uzunluğunda bir kanyon..Ağustosun ortasında buz gibi soğuk su..Ayaklarınızı suyun içinde bir dakika tutamıyorsunuz.Buraya kadar gitmişken rafting yapmadan olmaz tabi..O sıcakta buz gibi suda rafting yapmak çok eğlenceli ama taşlara dikkat edin sağ sola çarpmayın (Vücudumda morluklar hala duruyor ayrıca karizmayı sarsmayı da göze almanız gerekiyor).Bizi tekrar servisle raftinge başladığımız noktaya getirdiler oradan da dolmuşa binerek Fethiye’ye geri döndük.Akşam 22.00 otobüsüne binerek geri dönüş yoluna koyulduk.Böylece bir tatili daha noktalamış olduk…

Not :Sizlerle, orada çektiğim fotoğrafları da paylaşmak isterdim ama makinemin ara kablosunu bir türlü bulamadığım için fotoğrafları bilgisayarıma yükleyemedim.Şimdilik internetten bulduğum bir fotoyu ekledim yazıma -renklilik olsun diye-.Kabloyu bulduğumda fotoğrafların bir kısmını yazıma ekliyeceğim.

Selametle..habercigenç..





FETHİYE DÖNÜŞÜ GÖRÜŞMEK ÜZERE…

4 08 2008

Uzun,- pek yorucu değil ama-, stresli bir yıldan sonra sıra biraz kafa dinlemede. Bu gün 22.00 otobüsüne bilet aldım fethiye’ye gidiyorum.Fethiye dönüşü (Allah nasip ederse) Fethiye izlenimlerimi size aktaracağım görüşmek üzere…